Şeker (Diyabet) Ameliyatı

Şeker ameliyatı, tip 2 diyabet hastalarında kan şekerinin düzenlenmesi, insülin direncinin azaltılması ve şeker ilaçlarına duyulan ihtiyacın azaltılması amacıyla yapılan metabolik cerrahi operasyonudur. Diyabet ameliyatı, diyabet cerrahisi ya da metabolik cerrahi olarak da adlandırılır. Sindirim sistemi üzerinde yapılan kalıcı düzenlemeler sayesinde vücudun kendi ürettiği insülin hormonunu daha verimli kullanması hedeflenir.

Bu sayfada ameliyatın ne olduğu, kimlere yapılıp kimlere yapılmadığı, uygulanan cerrahi yöntemler, ameliyat süreci, riskler, ameliyat sonrası beslenme ve takip hakkında genel bilgiler yer almaktadır.

Doç. Dr. Fatih Can Karaca, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı’nda ihtisasını tamamlamış genel cerrahi uzmanıdır. 2009 yılında İstanbul Alman Hastanesi’ndeki Özel Metabolik Cerrahi Kliniği’nde, Türkiye’de ilk kez gerçekleştirilen laparoskopik metabolik cerrahi (tip 2 diyabetin cerrahi tedavisi) ameliyatında görev almış, 2011 yılında Taksim Alman Hastanesi Metabolik Cerrahi Ünitesi’nde metabolik cerrahi eğitimi almıştır. 2017 ile 2018 yılları arasında görev yaptığı Özel Gebze Konak Hastanesi’nde Kocaeli’nin ilk şeker ameliyatını gerçekleştirmiş, 2021 yılında doçent unvanını almıştır. Özgeçmişin tamamı

Şeker Hastalığı ve Diyabet Türleri

Şeker hastalığında parmaktan kan şekeri ölçümüŞeker hastalığının (diyabet) üç temel türü bulunur: tip 1 diyabet, tip 2 diyabet ve gebelik şekeri (gestasyonel diyabet). Tip 1 diyabette pankreas yeterli miktarda insülin üretemez ve kan şekeri yükselir. Tip 2 diyabette pankreas insülin üretir, ancak vücut bu insülini yeterince etkili kullanamaz; bu duruma insülin direnci denir. Gebelik şekeri ise yalnızca hamilelik döneminde ortaya çıkan geçici bir diyabet türüdür.

Tip 2 diyabet; genetik yatkınlık, hareketsiz yaşam, obezite ve sağlıksız beslenme alışkanlıkları gibi etmenlere bağlı olarak ortaya çıkabilen, ilerleyici ve kronik bir hastalıktır. Bu hastalığa sahip bireyler kan şekerlerini dengeleyebilmek için çoğunlukla düzenli olarak ilaç ya da insülin kullanmak zorunda kalır. Diyabet ameliyatı, yalnızca bu gruptaki uygun hastalar için gündeme gelen bir tedavi seçeneğidir.

Şeker Ameliyatı Nedir?

Bu ameliyat, sindirim sisteminin yapısında belirli değişiklikler yaparak kan şekeri kontrolünü doğrudan etkileyen hormonal mekanizmaları düzenlemeyi amaçlar. Uygulanan yönteme göre midenin bir bölümü küçültülebilir, ince bağırsağın belirli kısımları yeniden konumlandırılabilir ya da devre dışı bırakılabilir. Böylece hem besinlerin emilim düzeni değişir hem de bağırsaktan salgılanan ve insülin dengesinde rol oynayan hormonların salınımı olumlu yönde etkilenir.

Operasyonun temel hedefi kilo vermekten çok metabolizmayı yeniden düzenlemektir. Bu nedenle ameliyat, obezitenin eşlik ettiği tip 2 diyabet hastalarında hem kan şekerinin kontrolüne hem de fazla kiloların verilmesine katkı sağlayabilir.

Şeker Ameliyatı Neden Yapılır?

Tip 2 diyabetin uzun vadede kontrol altına alınamaması; görme kaybı, böbrek fonksiyonlarında bozulma, sinir hasarı ve damar sağlığını tehdit eden ciddi sorunlara yol açabilir. Diyabet ameliyatı, ilaç ve insülin tedavisine rağmen kan şekeri yeterince kontrol altına alınamayan bireylerde hastalığın ilerlemesini durdurmak ve yaşam kalitesini artırmak için cerrahi bir seçenek olarak değerlendirilir. Ameliyatın başlıca amaçları şunlardır:

  • Kan şekeri seviyelerini daha dengeli hale getirmek ve metabolik kontrolü iyileştirmek,
  • İnsülin direncini azaltarak vücudun kendi insülinini daha verimli kullanmasını sağlamak,
  • Şeker ilaçlarına ve insüline duyulan ihtiyacı azaltmak,
  • Diyabete bağlı göz, böbrek, sinir ve damar sorunlarının ilerlemesini önlemeye katkıda bulunmak.

Şeker Ameliyatı Kimlere Yapılır?

Ameliyat, özellikle ilaç ve insülin tedavisinden yeterli fayda göremeyen, kan şekeri kontrolünde zorlanan tip 2 diyabet hastalarına önerilir. Operasyona uygunluk; diyabetin süresi, kan şekeri değerleri, vücut kitle indeksi (VKİ) ve genel sağlık durumu birlikte değerlendirilerek belirlenir.

Hastanın durumuGenel değerlendirme
Tip 2 diyabet, VKİ 35 ve üzeriGenel olarak uygun aday kabul edilir.
Tip 2 diyabet, VKİ 30 ile 35 arası, ilaç ve insüline rağmen kan şekeri kontrol altına alınamıyorHekim değerlendirmesi sonucunda ameliyat yapılabilir.
Tip 1 diyabetŞeker ameliyatı uygulanmaz.
Gebelik dönemiAmeliyat planlanmaz.

Ameliyat kararı her zaman kişiye özel verilir. Pankreasın insülin üretme kapasitesinin yeterli düzeyde olması ve hastanın operasyondan fayda görebileceğinin öngörülmesi bu kararda belirleyicidir.

Şeker Ameliyatı Hangi Durumlarda Yapılmaz?

Diyabet ameliyatı her hasta için uygun bir tedavi seçeneği olmayabilir. Ameliyatın yapılmadığı ya da ertelendiği başlıca durumlar şunlardır:

  • Pankreasın insülin üretme kapasitesinin büyük ölçüde yitirildiği, insüline bağımlı tip 1 diyabet,
  • Cerrahiye ve genel anesteziye engel olan ciddi kalp, akciğer, karaciğer veya böbrek hastalıkları,
  • Kontrol altına alınmamış ciddi bir sistemik hastalık ya da aktif enfeksiyon,
  • Ameliyat sonrası beslenme düzenine ve hekim önerilerine uyum sağlanamayacağının öngörülmesi,
  • Gebelik dönemi ve ameliyatın sonuçlarına ilişkin gerçekçi olmayan beklentiler,
  • İleri yaş ve genel sağlık durumunun cerrahi müdahaleye uygun olmaması.

Diyabet Ameliyatı Öncesi Değerlendirme

Ameliyattan önce hastanın ne kadar süredir diyabet hastası olduğu, kullandığı ilaçlar ve insülin dozları, kan şekeri değerleri, vücut kitle indeksi ve eşlik eden hastalıkları ayrıntılı olarak değerlendirilir. Gerekli görülen kan tahlilleri ve hormonal değerlendirmelerle pankreasın insülin üretme kapasitesi incelenir. Bu değerlendirmenin sonucunda hastaya en uygun cerrahi yöntem belirlenir ve kişiye özel bir cerrahi plan oluşturulur.

Şeker Ameliyatında Uygulanan Yöntemler

Diyabet ameliyatı, hastanın durumuna göre farklı cerrahi tekniklerle yapılabilir. Her yöntem kan şekeri kontrolünü farklı bir mekanizma üzerinden etkiler. Hangi tekniğin uygulanacağı diyabetin süresine, pankreas fonksiyonlarına, vücut kitle indeksine ve genel sağlık durumuna göre belirlenir.

Transit Bipartisyon

Transit bipartisyon, ilk aşamada midenin tüp şeklinde küçültülmesi, ardından ince bağırsağın yeniden yapılandırılması esasına dayanan bir yöntemdir. Besinlerin bir kısmı normal yolundan ilerlerken bir kısmı bağırsağın son bölümüne yönlendirilir. Bu düzenleme, kan şekeri kontrolünü destekleyen hormonal etkileri güçlendirdiği için tip 2 diyabet üzerinde olumlu sonuçlar sağlayabilir.

İleal İnterpozisyon

İleal interpozisyon, ince bağırsağın son bölümünde yer alan ve insülin dengesinde etkili hormonların salgılandığı bir kısmın sindirim sisteminin daha erken bir noktasına taşınmasıdır. Besinler bu bölgeye daha erken ulaştığı için kan şekeri kontrolünü destekleyen hormonların salınımı uyarılır.

Tüp Mide (Sleeve Gastrektomi)

Tüp mide ameliyatında midenin önemli bir bölümü çıkarılarak geriye tüp şeklinde dar bir mide bırakılır. Mide hacminin küçülmesiyle alınan besin miktarı azalır ve iştahı düzenleyen hormonların salınımı değişir. Bu hormonal değişiklikler kan şekeri kontrolüne de katkı sağlar.

Gastrik Bypass

Gastrik bypass, midenin küçük bir bölümünün ayrılması ve ince bağırsağın belirli bir kısmının devre dışı bırakılarak yeniden düzenlenmesi esasına dayanır. Besinlerin emilim düzeni ve insülin dengesinde rol oynayan bağırsak hormonlarının salınımı değişir. Metabolik cerrahide sıklıkla başvurulan yöntemlerdendir.

Mini Gastrik Bypass

Mini gastrik bypass, klasik gastrik bypassa göre daha az bağlantı noktası içeren bir yöntemdir. Midenin bir bölümü tüp şeklinde düzenlendikten sonra ince bağırsakla tek bir bağlantı oluşturulur. Hem kilo kontrolü hem de kan şekerinin düzenlenmesi açısından olumlu etkiler sağlayabilir.

Şeker Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Operasyon genel anestezi altında ve laparoskopik (kapalı) yöntemle yapılır. Hasta ameliyat boyunca uyur ve ağrı hissetmez. Karın bölgesine açılan birkaç küçük kesiden yerleştirilen kamera ve özel cerrahi aletlerle mide ve ince bağırsağa geniş bir kesi açılmadan müdahale edilir. Seçilen yönteme göre mide ve bağırsakta gerekli düzenlemeler yapıldıktan sonra kesiler kapatılır ve hasta uyandırılarak yakın takip altına alınır.

Şeker Ameliyatı Ne Kadar Sürer?

Ameliyat genellikle 1 ile 3 saat arasında tamamlanır. Tüp mide gibi daha kısa süren tekniklerde süre kısalabilir; gastrik bypass, transit bipartisyon veya ileal interpozisyon gibi bağırsak düzenlemesi içeren yöntemlerde ise süre uzayabilir. Anesteziden uyanma ve ameliyat sonrası ilk takip de toplam süreye eklenir.

Şeker Ameliyatı ile Diyabet Tamamen Geçer mi?

Tip 2 diyabet tedavisinde kullanılan insülin kalemiAmeliyat sonrasında birçok hastada kan şekeri dengelenir, şeker ilacı ve insülin ihtiyacı belirgin şekilde azalır; bir kısım hastada ise ilaç kullanımı tamamen ortadan kalkabilir. Bazı hastalarda düşük dozda ilaç kullanımının sürmesi gerekebilir. Sonuç; diyabetin süresine, pankreasın insülin üretme kapasitesine, yaşa, genel sağlık durumuna ve ameliyat sonrası beslenme ve takip önerilerine uyuma göre kişiden kişiye değişir. Kan şekerindeki olumlu değişimlerin tam olarak görülmesi haftalar ile aylar arasında değişen bir süre alabilir.

Şeker Ameliyatının Riskleri

Her cerrahi müdahalede olduğu gibi diyabet ameliyatının da belirli riskleri vardır. Kanama, enfeksiyon ve anesteziye bağlı riskler her ameliyatta olduğu gibi bu operasyonda da görülebilir. Sindirim sisteminde yapılan düzenlemelere bağlı olarak bazı hastalarda vitamin ve mineral eksiklikleri ya da mide ve bağırsakla ilgili geçici sorunlar yaşanabilir. Nadiren bağlantı noktalarıyla ilişkili komplikasyonlar gelişebilir. Bu risklerin önemli bir kısmı; ameliyatın uygun koşullarda deneyimli bir ekip tarafından yapılması, hastanın beslenme programına uyması, önerilen takviyeleri düzenli kullanması ve kontrollerini aksatmamasıyla azaltılabilir.

Şeker Ameliyatı Sonrası İyileşme ve Beslenme

Hastalar operasyonun kapsamına bağlı olarak genellikle 2 ile 4 gün hastanede gözlem altında kalır. Ameliyattan sonraki ilk gün hekimin uygun görmesiyle sıvı alımına başlanır. Taburcu olduktan sonra günlük yaşama kademeli olarak dönülür.

Beslenme düzeni iyileşmenin en önemli parçasıdır. İlk 2 hafta boyunca yalnızca sıvı gıdalardan oluşan bir beslenme programı uygulanır. Takip eden yaklaşık 2 haftalık dönemde püre kıvamında ve yumuşak gıdalara geçilir. 4 ile 6. haftalardan itibaren hekimin yönlendirmesiyle katı gıdalar kademeli olarak beslenmeye eklenir. Bu dönemde bol su içilmesi, önerilen vitamin ve mineral takviyelerinin düzenli kullanılması ve porsiyon önerilerine uyulması gerekir. Sindirim sistemi yeni düzene alışırken ilk aylarda dışkılama sıklığında artış görülebilir.

Ofis işi gibi ağır olmayan işlere genellikle 1 ile 2 hafta içinde, fiziksel güç gerektiren işlere ise 3 ile 4 hafta içinde dönülebilir. Ameliyat sonrası dönemde dikkat edilmesi gereken başlıca konular şunlardır:

  • Hekimin verdiği beslenme listesine eksiksiz uyulması,
  • Bir süre ağır ve yorucu işlerden kaçınılması,
  • Önerilen ilaç ve takviyelerin düzenli kullanılması,
  • Sigara ve alkolden uzak durulması,
  • Kontrol muayenelerinin aksatılmaması.

Şeker Ameliyatı Sonrası Takip

Diyabet ameliyatı tek seferlik bir işlem değil, uzun soluklu bir tedavi sürecinin başlangıcıdır. Ameliyat sonrası kontrollerde kan şekeri değerleri, kullanılan ilaç ve insülin dozları, kilo değişimi ve vitamin ve mineral düzeyleri izlenir. İlaç dozlarının azaltılması ya da kesilmesi bu takip sonuçlarına göre hekim tarafından planlanır. Düzenli takip, hem ameliyatın sağladığı faydanın korunmasına hem de olası eksikliklerin erken fark edilmesine yardımcı olur.

Şeker Ameliyatı Ücretini Etkileyen Faktörler

Ameliyatın ücreti; uygulanan cerrahi yönteme (transit bipartisyon, ileal interpozisyon, tüp mide, gastrik bypass), ameliyatın kapsamına, hastanede kalış süresine, yapılan tetkiklere ve ameliyat öncesi ve sonrası takip sürecine göre kişiden kişiye değişir. Bu nedenle ücret, muayene ve tetkikler sonrasında belirlenen tedavi planına göre netleşir.

Şeker Ameliyatı Hakkında Sık Sorulan Sorular

Tip 1 diyabette şeker ameliyatı yapılır mı?

Hayır. Tip 1 diyabette pankreas insülin üretme kapasitesini büyük ölçüde ya da tamamen yitirdiği için şeker ameliyatı tip 2 diyabette olduğu gibi bir fayda sağlamaz. Şeker ameliyatı yalnızca uygun görülen tip 2 diyabet hastalarına uygulanır.

Şeker ameliyatı kapalı yöntemle mi yapılır?

Şeker ameliyatı genel anestezi altında, karın bölgesine açılan birkaç küçük kesi üzerinden laparoskopik (kapalı) yöntemle yapılır. Kesilerden yerleştirilen kamera ve özel cerrahi aletlerle mide ve ince bağırsağa geniş bir kesi açmadan müdahale edilir.

Şeker ameliyatından sonra insülin ve ilaç kullanımı biter mi?

Ameliyat sonrasında birçok hastada şeker ilacı ve insülin ihtiyacı belirgin şekilde azalır, bir kısmında ise tamamen ortadan kalkabilir. Sonuç; diyabetin süresine, pankreasın insülin üretme kapasitesine, hastanın genel sağlık durumuna ve ameliyat sonrası önerilere uyuma göre kişiden kişiye değişir.

Şeker ameliyatından sonra hastanede kaç gün kalınır?

Operasyonun kapsamına bağlı olarak hastalar genellikle 2 ile 4 gün hastanede gözlem altında kalır.

Şeker ameliyatından sonra işe ne zaman dönülür?

Ofis işi gibi ağır olmayan işlere genellikle 1 ile 2 hafta içinde dönülebilir. Fiziksel güç gerektiren işlerde bu süre 3 ile 4 haftayı bulabilir.

Şeker ameliyatı ile obezite ameliyatı aynı şey midir?

İki ameliyatta da benzer cerrahi teknikler kullanılabilir; ancak amaçları farklıdır. Obezite ameliyatında öncelikli hedef kilo kaybıdır. Şeker ameliyatında ise öncelikli hedef tip 2 diyabetin kontrol altına alınması ve kan şekerini düzenleyen hormonal mekanizmaların iyileştirilmesidir.

Call Now Button